Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Wednesday, July 29, 2009
"Ruhlarımız Kalıp Tutmaz"

"SÖZ YAMALARI KUŞATIYOR ÇEVREMİZİ"

Ateş böcekleri ölür, ışık söner, karanlık kendisini yeniden teslim alır. Hayat kısa metrajlı filmlerini başa sarar. Acılarımızın seyircisiz matinesinden bir kimsesizlik uğultusu kalır yarının erkenci sabahına. İçimizin sessiz çığlığı çığ olup düşer üstümüze. Üşür ayaklarımız ve bir kör testere soğuktan çürüyen parmaklarımızı koparıp alır ait olmadığını hissettiği yerden.

Yüreklerimiz ki çaresiz atar, gözlerimiz ki kum fırtınasındadır. Kaçak bir akrep sızar ıssız gecemizin masumiyetine. Bir boğumluk zehir tütsüsü kalır duygularımızın tadında. Ruhlarımız ki kalıp tutmaz, dilenir her bir köşe başında.

En usta hırsızdır zaman ve geride yıkık dökük bedenlerimizde kalan izlerine bir tutam merhemdir… Kıymıklanmış kalplerimizden sızan acılarımız ise faili meçhul… Suçüstü yakalanan yine hep kendimiz…

Oysa bilmeden yaşamak ve suçlamak gelmişi geçmişi… Ulanlı zamanlarımızda, ana avratlı sövmüşlüğümüzü kıytırık bıçkınlığımıza verdiğimiz yıllar gibi yine yazıktır…

Ne çok yazık-lar yazdık saman sarısı müsvedde geçmişlerimize. Köteklenmiş inançlarımızdan kof zaferler yaratıp, avutmanın hünerli cilasıyla süslediğimiz o AN-lar şimdi ardımız sıra pul pul dökülüyor…

Dökülüyor akşam sefasından kalan artık niyetlerimiz.

Duygularımızın kirli bulaşıkları bir hüner gibi sunuyor kokusunu. “Ama”lı söz yamaları kuşatıyor çevremizi ve kanamalı, ağız kokulu bir tütsü “rahatlatıyor” hiçliğimizi… Yırtılan yüzlerimizin, cırmıklanan geçmişlerimizin kanayan sessiz çığlığı köleleştiğinden beri yitirdik biz BİZ olmayı. Kafeslenmiş cümlelerimizin parmaklıkları arasında sönüyor parlayan gözlerimizin ışıltıları.

Sözün bittiği yerde başlıyor felaket ve ruhlarımızın çatlayan damarlarından fışkıran kanla çiziliyor çehremiz. Yalak ağızların, vıcık dillerinin şapırtısı içinde boğuluyor yazgımız. Kelepçelenmiş hayallerimizin müebbetleştirilmiş tutsaklığı, duvarlarımıza yansıyan kimsesiz gölgeler gibi aitsiziz artık…

Sevmenin, insanın insana vurgun olduğunu unuttuğumuz anlarda kaybettik vicdanlarımızı. İçsel zayiatlarımızın yükünün büyümesi belki de hep bundan. Bundan hep yüreğimizin altında kalışımız… Yitirdiğimiz cümlelerimiz çoğaldıkça tükeniyor ağız dolusu kahkahalarımız, yalnızlıklarımızda bedenlerimizden yükselen iniltiler yüzümüze çarptıkça soluyor benzimiz. Yalan ettikçe hayatı yalanlaşıyor varlığımız ve iyi niyetli, niyetsiz kötülüklerimiz dikleştikçe kamburlaşıyoruz.

Oysa;

Sadece gözlerimizi terk eden yaşlar özgürdür ve her yeni doğan yaş doğarken öleceğini bilmediğinden masumdur. İçimizin her geçen gün tabutlaşan ağırlığında bunu biliyor olmak biraz da gerçeğe yakın olmaktır.

Bu yüzden;

Ellerimizin arasından akıp giden yaşanmamışlıkları yakalayıp yoğurmak yüreğin teknesinde, içimizin çöllerine ekip yeşertmek sevinçlerimizi, gözyaşlarımızı özgürleştirip boşaltmak içimizi, kırlangıçların kanatlarına arkadaşlık edip bırakmak var kendimizi kendimize…

~~~
Sayı: 39, Yayın tarihi: 29/07/2009

www.mavimelek.com

Wednesday, July 29, 2009 11:11:17 PM (GMT Daylight Time, UTC+01:00)  #    Comments [0] -


mavi melek
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] ikincigundem
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<July 2009>
SunMonTueWedThuFriSat
2829301234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930311
2345678