Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Sunday, January 31, 2010
Darbe Efsaneleri ve Duruş

Cuntacılar cuntalarından dolayı hiçbir zaman utanç duymazlar. Bir ülkenin geleceğini işkenceye çekerek, üzerinde postallarıyla zıplayanlar, yaptıkları her şeyi hak olarak görürler. En büyük korkuları ise bir direnişle karşılaşmaktır. Bu yüzden zulmün kemerini sıktıkça sıkarlar. Her an her şey tersine dönecekmiş duygusu, onları korku imparatorluklarına daha fazla bağlar. İşte bu yüzden bütün darbeciler korkaktır ve bütün korkaklar gibi korkularını sıkı sıkı korurlar. Sokaklara salınan yüz binlerce üniformalı, bu korkuyu korumak ve yaymak için seferber edilir. Katiller pusularına yatarlar, her sokak, her park, her okul, her hastane, her stadyum, her ev birer işkence haneye dönüştürülür. Korku yayıldıkça korkuya sarılanların çoğalacağını bildiklerinden daha da acımasız olurlar. İşte darbe efsanelerinin ülke gündeminden hiç çıkmayışının bir nedeni de budur.

Bugün bitmez tükenmez darbe planlarını konuşuyoruz. Onlarca darbe planı hazırlayan, bunun eğitimini ve sistemini oluşturan bir ordu yapısı ile yüzleşiyoruz. Darbe planlarını her daim yedekte tutan militarist kafa yapısı, anlayışına uygun olarak da tüm toplumu kategorize ederek, iç ve dış düşmanlar paranoyası ile matematiksel hesaplamalar yapıyor ve yapmaya devam edecekler.

Bu kadar hoyratça zulüm hesapları yapmalarının bir sebebi de siyasi liderlerin, her darbede el pençe durup tıpış tıpış askerin önünde yürümesinden kaynaklıdır. Demokrasiyi askerlerin yüzüne çarpacak bir siyasi ahlaka sahip olmayışları, cuntaları daha da güçlendirmiştir. İlk teslim olanlar her zaman siyasi liderler olmuştur. Tek dertleri kendilerinin akıbeti olmuş ve milyonlarca insanın dramını sadece seyirlik bir politika ile izlemekle yetinmiş, yeniden sıranın kendilerine gelmelerini beklemişlerdir.  Tam bu nokta da faşist Şili cuntasına karşı Allende’nin duruşu tarihe düşen bir örnektir. 1970 yılında dünyanın ilk Demokratik yolla seçilerek iktidara gelen Sosyalist lideri Allende, 1973 yılında yine bizzat kendisinin genelkurmay başkanlığına getirdiği Pinoche’nin Amerika destekli darbesiyle karşı karşıya kalır. Kendisinden görevi bırakması istenir, o ret eder. Hükümet kabinesini (LE Moneda) Başkanlık sarayında toplar. Çok geçmeden uçaklar başkanlık sarayını bombalamaya başlar. Allende ve yanında bulunan korumaları saatlerce çatışarak direnirler. (Castro’nun kendisine hediye ettiği silahla direnmesi ise ayrı bir dip not olarak tarihteki yerini almıştır.) Dünya sosyalist hareketleri bu olayı enine boyuna tartışmışlardır. Ama tüm tartışmaların dışında bir gerçek var. Bu gerçek halkın oylarıyla iktidara gelmiş bir partinin ve o partinin liderinin meşruluğunu sonuna kadar savunmuş olmasıdır. Demokrasi mücadelesinin bedelini direnerek ve ölerek ödeyen Allende’nin duruşu en onurlu örneklerden biridir.

Elbette ki Türkiye darbe örneklerinde onurlu bir duruşu mumla ararsınız. Cuntalar karşısında duruş sergilemeyen siyasi önderler, aksine darbelerin savunucusu olmuş ve Türkiye demokrasi mücadelesinin karşısında cuntalara yedeklenerek varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bugün iktidarda olan ve darbe karşıtlığı söylemleriyle ahkâm kesenlerin, bir zamanlar 12 Eylül faşist cuntasının yan destekçileri olduğunu görürsünüz. Kurumlar içerisinde kök salmış devlet beslemesi ‘’ulusalcı’’ ların temizlenmesi operasyonunun, Amerika’nın sürece uygun olarak gördüğü ve uyguladığı yeni dönemin bir politikası olduğunu herkes biliyor. Dün ihtiyaç duyulanlara bugün ihtiyaç kalmamıştır. Kullanılanların dosyaları da yine bizzat CIA eliyle basına sızdırılıp etkisiz hale getirilerek, yeni iktidarlarının eli güçlendirilmektedir.

Bugün bir darbe olsa yine ilk teslim olacaklar kuşkusuz iktidarda olanlardır. Çünkü siyasal gelenekleri, sınıfsal karakterleri ve düşünceleri zor karşısında direnmeye değil, teslimiyete yöneliktir. ‘’Allah Allah’’ nidaları ile hücuma geçenlerle, ‘’Allah Allah’’ diyerek siyaset yapanların arasında tek fark diğerinin üniformasız oluşudur. Her ikisi de darbeci kafa yapısının ortak ruhuna sahiptir. Bu sahipçilerin Sol’u darbe destekçisi gibi göstermeye çalışmaları ise tam bir iki yüzlülüktür. Cuntalar hep sol’a yönelik yapılmış ve sol en ağır bedelleri direnerek ödemiştir. Bu gerçeği bilmeyenlerin, sadece cezaevlerinde yaşananlara bile bir göz atması yeterli olacaktır. Sizler cunta hutbeleri ile kitleleri darbecilere yedeklerken, binlerce sol görüşlü insan işkence tezgâhlarından geçiyor ve direniyordu. Eğer bir sicil kirliliği aranıyorsa, tarihteki yerinize bakmanız yeterlidir. 

Akın OLGUN/BirGün

 

BIRGUN_D20100131_darbeefsaneleri.pdf (169,44 KB)
Sunday, January 31, 2010 12:38:55 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -


birgun
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] ikincigundem
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<January 2010>
SunMonTueWedThuFriSat
272829303112
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456