Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Sunday, June 13, 2010
‘‘Türk Malı’’ Cihat İhracı

Kafası karmakarışık olanların gün geçtikçe çoğaldığı, çoğaltıldığı bir tablo var önümüzde. Yardım konvoyuna İsrail’in müdahalesinin ardından yükselen sesler, hem dış siyasetin, hem de iç siyasetin argümanı olmuş durumda. Dışarıda ‘‘ Ya Allah, Bismillah, Allahuekber’’ sloganları çevresinde birleşenlerin sesleri ile hükümetin dili aynı paralellikte yol alıyor.  Doğruyu, yanlışı tartışabilme zemini neredeyse yok gibi. Süreci elinde tutanlar farklı düşünenlerin konuşma hakkını da gasp ediyorlar. Sürece onların gözünden bakmayanların mimlendiği, farklı seslerin Siyonistlik, Amerikancılık, döneklik vb şablonlarla suçlanarak sindirildiği bir dönemi yaşadığımız çok açık.

Mahalle baskısının sadece mahallelerde kalacağını düşünmek ahmaklık olurdu. Fikrinin iktidarda olduğunu düşünenlerin aldığı güç, doğal olarak baskı alanını genişleterek yayılmacı bir düşüncenin ve davranış biçiminin misyonerliğini yapacaktı. Bugün olan budur…  Tehlikeliler çıtamız uluslararası bir alana taşınarak bölünme, parçalanma, dış mihrak vb gibi fobilerimiz daha da güçlendiriliyor. Bu noktada yardım konvoyuna saldırı bulunmaz bir fırsat oldu. İç siyasetin gazına basılarak yaratılan hareket, hızını alamayıp dış siyasetin duvarlarına doğru ilerlerken, içeride yoksulluğuyla baş başa kalan halkın kucağına didişeceği yeni bir düşman verildi.

Seçilmiş cihat bölgelerinin öksüz kalmayacağı mesajını tabanına veren iktidarın, oynadığı tehlikeli oyunun nasıl bir yön alacağını umursadığını sanmıyorum. Erbakan hoca döneminde fikren cihat bölgesi Çeçenistan’dı ve bunu bilen eylemciler Avrasya feribotunu kaçırmıştı. Destekleneceklerini ve korunacaklarını biliyor olmaları onları buna teşvik etmişti. Eylemcilerin 9’u teslim oldu tutuklandı. Dönemin adalet bakanı Ş.Kazan onları ziyaret etti ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Sonra eylemcilerin 5’i cezaevinden kaçırıldı. İmralı dan kaçmayı başaran iki eylemcinin bunu nasıl başardıkları ise hiç konuşulmadı.  

Elbette ki konu Çeçenistan değil. Ama kendi ülkenizi eylemciler için cazip hale getirecek bir politikaya ön ayaklık ederseniz, cihat ihraç etmeye kalkarsanız yaşanabilecek olanlardan şikâyet etme hakkınız olamaz. Elbette ki bu bir seçimdir. Ezilen halkların temsilciliğini yapmakta doğru ve onurlu bir iştir. Bunu bulunduğunuz her alanda gündeme taşımak, dillendirmek de öyle. Buna kimse bir şey diyemez. Ama bunu sadece ‘‘cihat bölgeleri’’ için yapıyorsanız bir yanlışlık var demektir. Ezilenleri her alanda temsil etmek başka bir şey, eylemlerin uygulanma alanı olarak kendi ülkenizi cazip hale getirmek başka bir şeydir. Her kanalda Şahadet mertebesi kutsallığı ön plana çıkarılarak yapılan konuşmalar, tartışmalar bu mertebeye ulaşmayı kendisine hak görenlerin yapacaklarıyla herkesi sorumlu hale getirebilir. İnsani yardımların içeriğini din esasları üzerine şekillendirmenin, kavramın kendisine zarar verdiğini anlamak, görmek zorundayız. Evrensel değerleri din çerçevesinin içine alarak kendi merkezine doğru çekenler, insani yardımlarda ortak vicdana sahip olanları ayrıştırdıklarını görmeli ve üstüne en azından kafa yormalılar. Tersi olduğu için anti-semitizm güçleneceği kanalları buluyor.

Tüm yaşananların ardından çok uzun zamandır hatırlamadığımız başka bir kavram olan ‘‘onurlu dış siyaset’’ gündemimize geldi. Türk siyaseti için de bu kavramın kullanılması, yüzümüzde manidar bir gülümseme yaratıyor. Onurlu bir dış siyasetten bahsetmek için, onurlu bir iç siyasetin olması gerektiğini herkes bilir. İçeride her türlü yolsuzluğun, peşkeşçiliğin, yandaşçılığın, ikiyüzlülüğün sınırsız bir şekilde uygulandığını düşünürsek her şey daha berrak hale gelir. Seçilmiş olanları kelepçeleyip sıraya dizenler, kendisine muhalif olanları derdest edip cezaevlerine tıkanlar, polis cinayetlerini yasal koruma altına alanlar, iş ölümlerini kadere bağlayanlar, cezaevlerine çocukları dolduranlar, her türlü dinleme yöntemleriyle özel hayatları sayfa sayfa ifşa edenler, satılmadık tek bir kamu malı bırakmayanlar ve hatta soykırım yapmakla suçlananları devlet katında ağırlamaktan ve savunmaktan çekinmeyenler, ezilenleri ve onuru nasıl temsil edebilir?

Sanırım tüm yaşananlara Türk malı bir açıklama bulmamız zor olmayacak. Nasıl olsa her şeye bir açıklamaları mutlaka vardır.

Akın OLGUN/ BirGün Gazetesi


 

 

 

BIRGUN_D20100613_P5_C5013051_U1567.pdf (368,04 KB)
Sunday, June 13, 2010 12:14:52 PM (GMT Daylight Time, UTC+01:00)  #    Comments [0] -


birgun
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<June 2010>
SunMonTueWedThuFriSat
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910