Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Sunday, July 18, 2010
Özel Ordu, Özel Savaş




Uzun zaman önce izlediğim film de geçen bir söz hep aklımda kaldı.  Amerikan ordusunun deniz piyadelerinin yaptığı bir operasyonun ayrıntıları yıllar sonra tesadüfen ortaya çıkmasıyla başlayan ve askeri mahkemece bu operasyona katılan bir askerin askeri mahkemede yargılanmasını konu alan filmde, askerin savunmasını üstlenen ve kendisi de eski bir asker olan avukat, davanın örtbas edilmesine sinirlenen arkadaşına şöyle diyordu ‘‘ Askeri bando ne kadar müzikse, askerin adaleti o kadar adalettir’’

1980 cuntası ile ‘‘Askeri, Devleti, Milletiyle Çok Yaşa’’ şiarına yedirilen hukuksuzluk anlayışına tüm toplum da ortak edilerek, askerileştirilmiş bir adalet sistemi kuruldu ve işletildi. Gücünü cunta anayasasından alan resmi çeteler ise bu sistemin sibobu olarak iş gördüler. İşkenceler yaptılar aklandılar, yargısız infazlar yaptılar aklandılar, insanları kaybettiler aklandılar, faili meçhul cinayetler işlediler aklandılar. Devlet hep inkâr etti.

Vahşetin ne olduğunu en iyi Kürtler bilir

Özel savaş adı altında yürütülen yöntemle hedefe konan bir halk yıllar yılı her türlü vahşetin muhatabı oldu. Vahşetin ne demek olduğunu bu yüzden en iyi Kürtler bilir. Özel ordu, özel savaş nedir en iyi onlar bilir. Bugün yeniden gündeme getirilen savaş makineleri bölgeye konumlandırılıyor. Kelle başına para alan, kestiği kellenin kulaklarından boynuna kolye yapan birimler yeniden iş başı yapıyorlar. ‘‘OHAL ‘e dönüş yok’’ diyerek açıklama yapanların, aslında çoktan bu konuda anlaştıkları ve OHAL’siz  OHAL uygulamasına geçtiklerini anlamak hiç de zor değil.

Askerin adaleti bölgeye intikal ediyor.

Kürtlere Türkçe öğretemiyorsam, askerin dili olan rahat, hazır ol’u öğretirim anlayışı yeniden hâkim kılınıyor. Emir komuta adaletini, silahın dipçiği ile uygulayacaklar ve adına teröre karşı önlem diyecekler. Az çok bu konularla ilgilenen herkes bunun ne anlama geldiğini bilir. Şimdiden düşman köyler, düşman kişiler, düşman kurumlar vb listelerin oluşturulduğunu ve kellecilerin cebine bu listelerin konulduğunu, daha doğru bir tanımlamayla yeni bir Kürt andacı oluşturulduğunu yakın zamanda hepimiz hissedeceğiz.

Devlet barış için değil savaş için organize oluyor.

Barış hiçbir zaman bir devlet politikası olmadı. Asıl amaç Kürtlere daha çok havuç göstermek ve arkasından gelecek olanlara son bir darbe vurup yok etmekti ama havuç  yemek istemeyenlerin ısrarı devletin arkasında tuttuğu sopayı açığa çıkarttırdı. Çünkü devletin gelenekçi refleksi sopa üzerine kurulu…

Devlet, millet, asker tekerlemesinden bir türlü kurtulamayan anlayış doğal olarak barış inşa edemez. Siyasi iktidar da bu gelenekten geldiğinden niyeti ile pratiği arasında yalpalıyor. Askeri çözüme bir anda kendilerini yedeklemeleri biraz da bu yüzdendir. Bu durum fareleri yakalamak için kullanılan yapışkan tuzaklara benziyor. AKP kendisini tuzaktan kurtarmaya çalışırken şimdi o tuzağa bilerek ve isteyerek düşüyor. Bundan sonra ne yaparsa yapsın, ayaklarını yapışıp kaldığı yerden asla kurtaramayacak. Askeri kışlaya kapatayım derken, kendisi askerin kışlasına kapanıverdi. Asker kazandı, siyasi iktidar kaybetti. Hem içeride, hem dışarıda yürüttüğü popülist politikaların kurbanı oldu. Akılcı çözümleri değil, günübirlik çözümleri ile yaptım oldum-cu bir çizgiyi benimsedi.  İç ve dış dinamiklerin kendilerine mecbur olduklarına dair politik algılayışları ve dünyayı bu algılayış biçimiyle yorumlamaları adım adım kaybetmelerine neden oldu.

Asker çiğ tavuk yemez.

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan Kürt sorununun çözümüne bu kadar yakın olup da, bu kadar çözümsüzlük üreten, bu kadar güçlü olup, bu kadar kendisini güçsüzleştiren, bu kadar iç ve dış destek alıp, bu kadar kendini yalnızlaştıran bir başka siyasi parti yoktur Türkiye de…

Halkı, askeri bandonun çaldığı müziğe ve onun uygulayacağı adalete teslim ederek iktidarda kalacağını sananlar yakın zamanda nasıl  özel ordu ve özel savaş anlayışının kölesi haline geleceklerini görecekler. İktidar içine çekildiği oyunun farkına vardığında çok geç olacak. Kendilerine dair muhalefet cephesinin bu sayede genişletildiğini anlayamayacak kadar kör ve sığlar.

Omuzlarına bugün apoletleri takan kişiler, yarın işleri bittiğinde o apoletleri sökerek ortalığa atacaklar.

Akın OLGUN

BirGün Gazetesi Pazar yazısı

 

 



Sunday, July 18, 2010 9:14:54 PM (GMT Daylight Time, UTC+01:00)  #    Comments [0] -


birgun
All comments require the approval of the site owner before being displayed.
Name
E-mail
Home page

Comment (Some html is allowed: a@href@title, strike) where the @ means "attribute." For example, you can use <a href="" title=""> or <blockquote cite="Scott">.  

Enter the code shown (prevents robots):

Live Comment Preview
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] ikincigundem
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<September 2010>
SunMonTueWedThuFriSat
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293012
3456789