Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Sunday, August 17, 2008
"Yalan Yolu…"

"ÇÜRÜDÜKÇE KUTSANIYORUZ…"

Upuzun bir yoldur yalan yolu. Üzerinden geçenleri sabıkalayan dedikoduları ile uzanır gider…
Upuzun bir yoldur yalan yolu.
Başkalarının acılarından nemalananlar yüzsüz tabela suratlarıyla döşerler bu yolu. Asfaltı, yalanlarla yok edilenlerin umutlarından, kaldırımları, çalınan hayallerden yapılmıştır.
Yol üstü hanlarında, dost satıcıları haraç mezat pazarlarlar tüm paylaşımları ve sofralarında ölmüş insan eti yedirip, tatlı diye sunarlar parçaladıkları kalpleri.

Upuzun bir yoldur yalan yolu.
Yol üstüne kurulan giyotinlerin başında vicdanlarını satan cellatlar bekler kurbanlarını. Gözü açık ölümlerin çığlıkları duyulur havada.
Karanlıklarda parıldayan gözler renksiz, duyduğunuz her ses hilelidir. Aldandıkça umut edersiniz ve inme iner gözyaşlarınıza ağlayamazsınız.
Bütün saatler geçtir artık.
Bütün iyi niyet beklentileriniz öldürülmüştür.
Bütün itirazlarınız sabıkalı, bütün acılarınız sırtınıza yüklenmiştir.
Yol alır yürürsünüz nereye gittiğinizi hiç bilmeden…
Önemsizdir artık ruhunuzun bile sizi terk etmesi. Oysa o da artık kimsesizdir.
Bu yüzden bütün yıkımlar ninni gibi gelir kulaklarımıza. Dramlar seyirlik bir eğlence gibi kalır anılarımızda.
Yitirilen sevdaların melankolik akışı da yok artık.
Bizi sarıp sarmalayan derilerimiz de çekildi tümden.
Çıplağız…
Çırılçıplak…
Ortalıkta ne "o çıplak" diyen bir ses, ne de bundan çıkarılacak bir ders var. Kalplerin sınıf kapıları zincirli ve kara tahtanın önünde cezalılar tek ayak üstünde çürümeye bırakılmış…

Kokuyoruz çürüdükçe, çürüdükçe kutsanıyoruz… Zıtların birliği aynasının önünde kemiksiziz, rüzgârı estikçe kötülüğün, savruluyoruz.
Ramak kalaya bir acelemiz yok oysa…
Tarihler, saatler, tik taklar tam bağımsız akıyorlar hayatın içinden…
Biz hayıflandıkça yaşlanıyoruz.
"Ne hacet" demek anlamsız…
Düşünerek ölmek en iyisidir, çünkü çelişkilerden doğar yeni filizleri… İçine çektikçe soruları, daha çabuk öldürür cevapları.
Ve kendine söylediğin en büyük yalan yine kendi elleriyle gömer seni.

Upuzun bir yoldur yalan yolu.
Cenabet ihanetler tetik düşürür kenarında. Tanıdık yüzlerin tanıksız bakışları arasında kaparlar ellerinizi. Akrep sokup koynunuza, ateşten çember yakıp çevrenize, beklerler yok olacağınız anı.
Doyumsuz bir timsah iştahı taşırlar. Parçaladıkça masumiyeti, çoğalırlar.
Seçimlerimiz hep önümüzde dimdik durur.
Bütün cürümleri anlamsızlaştırıp çekilmek de var hayatın örselenmişliğinden, bahtiyar olup duyguların buharında yok olmak da…

Nasıl da izinsiz geçiyor her şey.
Hesapsız, vicdansız…
Kuruyan dallarımızdan dökülen hatıralarımız da artık anlamsız…
Alacakaranlık sayıklamalarımız da…

Fırtınalı yolları biçip, yağmurları kuşanıp akıp gittigimiz bu hayat, bizden yana hep nafile ve hep arsız bir inatla giyiyor zırhını…
Yine de olsun demek var şairce…
Yine de umut, bekliyor kapısında göğsümüzün…

Akın OLGUN

Sayı: 29, Yayın tarihi: 17/08/2008

Sunday, August 17, 2008 11:22:51 PM (GMT Daylight Time, UTC+01:00)  #    Comments [0] -


mavi melek
Comments are closed.
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<September 2010>
SunMonTueWedThuFriSat
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293012
3456789