Akın Olgun
Akın Olgun Resmi Web Sitesi RSS 2.0   
Mesut
İletişim
olgunakin@yahoo.co.uk

Birgün Gazetesi



Birgün Gazetesi
Kitaplarım

Birgün Gazetesi

Birgün Gazetesi
# Wednesday, December 30, 2009
Meydan Dayağı




Dayakların en has olanı meydan dayağıdır. Çünkü meydan dayağı herkes tarafından seyirliktir. Meydan dayağında bir kural yoktur, hasmını herkesin gözü önünde dövmekten ve dövülenin çaresizce çırpınmasından doğan güç egosu, şiddet hastalığının tamda kendisidir. Bu hastalık hepimizin içinde var. Güçlü olduğumuzu hissettiğimiz anda, ya da onu ele geçirdiğimiz ve hâkimi olduğumuzu düşündüğümüz yerde hastalık öne çıkmaya başlıyor.

Meydan dayağının toplumsal linç kültürüne dönüşmesi ise güç egosunun sıçrama yapmış halidir. Türkiye’nin her yerinde linç gösterilerine tanıklık etmemiz, bunun ne kadar kabul gördüğünü gösteriyor bizlere. İşte bu yüzden sürekli Mevlana’yı konuşuyor, Osmanlının ne kadar hoş görülü olduğuna dair hikâyeler anlatıp, allayıp pullayıp süslüyoruz. Bu kadar çok hoş görünün konuşulduğu bir ülke de, bu kadar şiddet görüntülerine tanıklık ediyor olmamız bir gerçeğe işaret ediyor. Gerçek bizim şiddeti onaylayan, olması gerektiğine inanan bilinçaltımız. ‘’tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir’’ , ‘’kızını dövmeyen dizini döver’’, ‘’dayak cennetten çıkmadır’’ gibi sözlerin yaratıcıları olduğumuzu hep unutuyoruz.

Atılan meydan dayaklarında kimsenin kılının kımıldamayışı, seyirlik bir eğlence olarak izlenmesi, hatta ve hatta anlatılacak bir hikâye olarak hafızalara kaydedilmesi, bundan bir eğlence çıkarılması, atılan her yumruk, her tekme, kırılan her kafa, her çene ve olmazsa olmaz küfürler toplumsal bir boşalma yaratıyor. Linç gösterileri bu durumun en iyi ifadesidir. Hiç birimiz yabancısı değiliz şiddetin. Evimizden başlayan, okulda süren, askerde devam eden, iş yerinde dönüşüme uğrayan hali ile tanıyoruz onu. En eğitimli olanımızdan, eğitimsiz olanımıza kadar bu şiddetin ortağı durumundayız. Aile içinde çocukluğunu yaşayan şiddet, sokakta ergenleşiyor, meydanlarda olgunlaşarak ve kendisini çoğaltarak yoluna devam ediyor. Hasmını hedefe çeken haberler, şantajlar, çalışanına sürekli yetersiz duygusu veren ve hep daha çok, daha çok isteyen patronlar, cinsel tacizler, baltalı, nacaklı kavgalar… Liste uzayıp gidiyor.

Fiziki ve psikolojik şiddetin kültürel örgütlülüğüne gönülden bağlıyız. Bu örgütlenmenin yıkılmasını, dağılmasını sadece sözde istiyoruz. Aslına bakarsanız bir gün lazım olur diyerek zula yapıyoruz. Öyle ki biraz tepesi atınca ‘’ beni dinden imandan çıkarma’’ diyen, yani tepesi atınca dinden de, imandan da çıkmaya hazır olacak kadar sıkı sıkıya koruyoruz onu.

Hep başkalarının uyguladığı şiddeti konuşuyoruz. Herkes kendi şiddetini bir başkasının şiddetiyle aklıyor. ‘’Avrupa’da da oluyor canım’’ savunmasını geliştiren kompleksli ruh hali en yaygın olanı. Bu ruh hali işkenceyi de, işkence yapanı da, polis şiddetini de, katliamları da, yolsuzluğu da, hortumcuyu da aynı mantıkla koruyor.

Tekel işçilerinin maruz kaldığı polis şiddetine, yine aynı işçilerin ‘’Ellerimizde Türk bayrağı vardı, istiklal marşı okurken saldırdılar’’ demeleri ve ardından ‘’Bize niye yapıyorsunuz, Gazi Mahallesindekilere yapın’’ seslenişi gerçekten bu meseleye en iyi örnektir. Millileştirilmiş proleter bilinç bu olsa gerek. Gecekondularda yaşayanlarla kendi kaderinin ortak olduğunu bilmeyen, aynı yoksulluğu, aynı kaygıları, aynı ezilmişliği paylaştıklardan habersizlik… Devletin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Hak ve özgürlükler mücadelesi ancak bu kadar bulanıklaştırılabilirdi. Demiryolu işçilerinin iş bırakma eylemine tepki gösterip, polis ile el ele saldırıya geçen yolculara da bu temelde bakabiliriz.

Kendisine yapılanı haksız, başkasına yapılanı haklı gören, sonra aynı polisi karşısında görünce afallayan ama afalladıkça milli savunmalar geliştiren bizler, aynı kaderi yaşayarak meydan dayaklarından nasibimizi alıyoruz. Tepedekiler ise sırayla gülümseyerek ‘’Tıkır tıkır, tıkır tıkır’’ yaparak seyrediyorlar sistemlerinin işleyişini…

Akın OLGUN/ Avrupa Gazetesi

 

 


Wednesday, December 30, 2009 5:12:15 PM (GMT Standard Time, UTC+00:00)  #    Comments [0] -


avrupa gazete
Comments are closed.
Kategoriler
[RSS] avrupa gazete
[RSS] birgun
[RSS] içsel Dökümler
[RSS] ikincigundem
[RSS] Kitap Hakkında
[RSS] Kitaplar
[RSS] mavi melek
[RSS] Önerdikleri
[RSS] Röportajlar
[RSS] Şiirleri
[RSS] sizler için seçilenler
Navigasyon
Birgün Gazetesi
Mavi Melek
Avrupa Gazetesi
Akın Olgun
Takip Ettiklerim
 Ece Temelkuran
 HABERVTR
 İkinci Gündem
 İnsan Hakları Derneği
 İRSAD AYDIN
 Latin Bilgi
 Medical Fondation
 Mehmet Altan
Mesut Koşucu
 New Entry
 sendika.org
 Uluslararası Af Örgütü
 Yaşar Seyman
Arşiv
<September 2010>
SunMonTueWedThuFriSat
2930311234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293012
3456789